KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/1997 E., 2025/10418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/217 E., 2019/1840 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni hüküm tesisi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2016/8772 Esas, 2018/646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında verilen TCK'nın 142/2-h, 168/2 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, dosyanın tek tanığı ...'ın sanığı soruşturma aşamasında teşhis etmesine rağmen kovuşturma aşamasında teşhis edemediğine, tanığın sanığı evin içinde değil apartman koridorunda gördüğüne, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
23.10.2016 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda ''... olan giriş kapısı kilitlerinin yerinde ve sağlam olduğu..'' şeklindeki tespit karşısında sanığın, daire kapısını bir şekilde açıp içeri girerek suça konu para ve ziynet eşyalarını çalması şeklindeki eylemi 5237 sayılı TCK'nun 142/2-d-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/1997, K. 2025/10418, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama