İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/20269 Karar: 2024/18002 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/20269 K.2024/18002

2. Ceza Dairesi 2023/20269 E. , 2024/18002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 03.05.2023 SAYISI : 2020/499 E., 2023/1281 K. KATILANLAR : ..., ...,... ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkûmiyet, temyiz

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/20269 E. , 2024/18002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 03.05.2023 SAYISI : 2020/499 E., 2023/1281 K. KATILANLAR : ..., ...,... ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkûmiyet, temyiz

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/20269 E. , 2024/18002 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 03.05.2023 SAYISI : 2020/499 E., 2023/1281 K. KATILANLAR : ..., ...,... ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması Sanık müdafii tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçu yönünden de temyiz isteminde bulunulduğu hâlde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ek kararında yalnızca "hırsızlık" suçundan kurulan hükümler yönünden temyiz isteminin reddedildiği,"suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçu yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmediği belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2020/499 Esas, 2023/1281 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE, 2. Sanık hakkında katılanlar ..., ...,... ve şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan verilen 03.05.2023 tarihli ek karara ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında katılanlar ..., ...,... ve şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2020/499 Esas, 2023/1281 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, 3. Sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunduğu, anılan hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve örgüt faaliyeti çerçevesinde suçu işlediğinin anlaşıldığından bahisle sanık hakkında aynı Kanun'un 58/9. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.10.2023 tarihli ve 2023/11-347 Esas, 2023/500 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, sanık hakkında istinaf incelemesi neticesinde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin ek bir yaptırım olarak ilk kez hükme ilave edilmesi nedeniyle hükmün temyizinin kabil olduğu belirlenerek sanık müdafiinin bu husustaki temyiz talebi yerinde görülmekle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan verilen istinaf kararına ilişkin temyiz isteminin reddine dair 03.05.2023 tarihli ve 2020/499 Esas, 2023/1281 Karar sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın atılı hırsızlık suçuna fiilen iştirak ettiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, hükmü veren ilk derece mahkemesince birleşen davalar yönünden sanığın yeniden usûlüne uygun şekilde sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suç katalog suçlardan olmamasına rağmen hakkında iletişimin tespiti ve teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen yasak delil niteliğindeki bulguların aleyhine delil olarak değerlendirilmesinin yasaya aykırı olduğuna, ilk derece mahkemesi hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermediğine, sanık tarafından şikâyetçinin zararı bölge adliye mahkemesince hüküm verilmeden önce giderildiği hâlde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, aleyhe istinaf başvurusu bulunmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak; a-Suç tarihi olan 20.05.2011 tarihinde suçun işlendiği yerde, gece vaktinin saat 20.29'da başlayıp ertesi gün saat 04.14'e kadar devam ettiği, temyiz dışı sanıklardan ...'nın savunmasında, suça konu kamyonun bulunduğu Çorum iline suç tarihinde saat 22.00 sıralarında geldiklerini ve saat 00.00 sıralarında suça konu kamyonla Çorum'dan Ankara'ya doğru yola çıktıklarını belirttiği, ayrıca suça konu kamyonun 21.05.2011 tarihinde saat 04.57'de Kırıkkale ilinde olduğuna dair dosya içerisinde yer alan PTS kayıtlarının da bu savunmayı teyit eder nitelikte olduğu, böylece atılı hırsızlık suçunun gece vakti işlendiği anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini, b-İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 62. maddeleri uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmaksızın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin, anılan hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edildiğinin ve bu hüküm aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığının anlaşılması karşısında; "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve örgüt faaliyeti çerçevesinde suçu işlediğinin anlaşıldığından bahisle sanık hakkında aynı Kanun'un 58/9. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla