KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/21202 E., 2025/24707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1762 E., 2022/2721 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin 03.12.2022 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümleri temyiz ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ek kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün kesin olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu ek kararın sanık müdafiine 27.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği ancak ek kararın temyiz edilmediği belirlenerek, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede,
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "somut hiçbir delil olmadığına, parmak izinin bulunmadığına, tutanakların usulüne uygun olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21202, K. 2025/24707, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama