İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/21530 Karar: 2024/4598 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/21530 K.2024/4598

2. Ceza Dairesi 2023/21530 E. , 2024/4598 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği - Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1062 D. İş - 2020/214 D. İş ŞİKÂYETÇİ : Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/21530 E. , 2024/4598 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği - Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1062 D. İş - 2020/214 D. İş ŞİKÂYETÇİ : Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/21530 E. , 2024/4598 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği - Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1062 D. İş - 2020/214 D. İş ŞİKÂYETÇİ : Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Keşif yapılması talebinin reddi, itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65306 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Aynı suçtan adı geçen şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17/03/2020 tarihli ve 2020/15356 soruşturma, 2020/4022 esas, 2020/2500 sayılı iddianamenin iadesine dair Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2020 tarihli ve 2020/121 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile iade kararının kaldırılmasına ilişkin Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2020 tarihli ve 2020/214 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 1-Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/03/2020 tarihli ve 2020/1062 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 83/1. maddesinde yer alan, "Keşif, hâkim veya mahkeme veya naip hâkim ya da istinabe olunan hâkim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, kural olarak keşfin hâkim veya mahkeme tarafından yapılacağı, ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından da yapılabileceği, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 18/06/2019 tarihli ve 2019/8278 esas, 2019/9807 karar sayılı ilâmında yer alan, "...suç yerinde keşif yapılmadan evrak üzerinden afaki bir şekilde kurum zararı tespitinin mümkün olmadığı bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK’nun 83/1 ve 162. maddelerinde keşfin hakimlikçe yapılacağına ilişkin hükümler Ceza Genel Kurulu kararı ve daire uygulamaları karşısında, vergili cezasız gerçek kurum zararının tespiti için ehil bilirkişi marifeti ile keşif yapılması gerektiği, CMK’nun 83/1. fıkrasında yer alan “keşif hakim veya mahkemece veya naip hakim ya da istinabe olunan hakim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.” düzenlemesi karşısında CMK’nun 83. maddesi gereğince keşfin kural olarak hakim veya mahkemece yapılması gereken işlerden olduğu..." şeklindeki açıklamalara nazaran, keşif talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2020 tarihli ve 2020/214 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/04/2018 tarihli ve 2018/2565 esas, 2018/5584 karar sayılı ilâmında yer alan, "Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda şikâyetçi kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarının ödenmesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılamaz. Maddede “ ... bahsedilen zarar, vergili ve cezasız miktardır ... Bu durumda Cumhuriyet savcısı sulh ceza hâkiminden keşif yapılıp rapor alınması için talepte bulunmalı ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır. Yargıtay’ımızın istikrar bulmuş içtihatları da bu yönde olup, gecikme faizi ve benzeri zararlar 168. madde kapsamında değerlendirilemez. (Y. 17. C.D.’nin 16.06.2017, 2015/18830 E. ve 2016/9113 K. sayılı kararında olduğu gibi.)...Maddeye göre, ödenmesi halinde şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmesi sonucunu doğuracak olan vergili zarar miktarı gerekirse keşifte yaptırılmak (yada yapılmak) suretiyle tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmamıştır. Bu sebeple iddianamenin iadesi ve bu karara yönelik itirazın reddi kararları usul ve yasaya uygundur." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Sulh Ceza Hakimliği tarafından keşif yapılması yönündeki talebi reddedilen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan Yargıtay ilâmında belirtilen şekilde mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor doğrultusunda normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarı tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmadan iddianame tanzim edildiği gözetilmeden, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hâkimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, Yargıtay/istinaf denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2.Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usûl hatalarından ibarettir. 3. Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz/istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi mümkün olup, kesin hükmün otoritesinin zedelenmemesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddi meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi hâkimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi olanaklı bulunmamaktadır. Yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hâkimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan denetim yolu olan temyiz/istinaf incelemeleri sırasında dikkate alınabilecektir. 4. İnceleme konusunu oluşturan davada olduğu gibi kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla