Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/21532 E. , 2024/4047 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/285 E., 2021/440 K. SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/21532 E. , 2024/4047 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/285 E., 2021/440 K. SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63322 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1- Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına yönelik yargılama sırasında sanığın bilinen adresine gönderilen tebligatın anılan adreste tanınmadığından bahisle bilâ tebliğ iade edilmesi üzerine, sanığın usulüne uygun şekilde tebliğ edilen davetiye ile duruşmaya davet edilerek savunması alınmaksızın, savunma hâkkı kısıtlanmak suretiyle hükmün açıklanmasına karar verilmesinde 2- Mahkemesince sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturduğunun kabul edildiği, aynı Kanun'un 160. maddesinde yer alan "Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. " şeklindeki düzenlemede eylemin karşılığı olarak hapis ve adlî para cezasının seçimlik cezalar olarak düzenlendiği, bu kapsamda sanığın eylemine karşılık hapis veya adlî para cezasından birinin belirlenmesi yerine her iki cezanın da sanık hakkında tayin edilerek, anılan Kanun'un 61/10. maddesinde yer alan "Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir." şeklindeki hükme aykırı olarak karar verilmesinde, Kabule göre de, 3- Yargılama konusu suça ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160/1. maddesinde belirlenen ceza miktarının “bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası” olması karşısında, aynı Kanun'un 49/1. maddesinde yer alan "Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz." şeklindeki düzenleme ve yine suç tarihinde yürürlükte bulunan 61/9. maddesinde yer alan "Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz." şeklindeki düzenlemeler uyarınca kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçuna ilişkin adlî para cezası tercih edilmesi durumunda para cezasının 1 ay karşılığı 30 günden az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE-KARAR ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2016/209 Esas, 2017/287 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 26.12.2017 tarihinde kesinleştirilmesinden sonra sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç sebebiyle yapılan ihbar üzerine anılan mahkeme kararının açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de; dosya kapsamından sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2016/209 Esas, 2017/287 Karar sayılı kararının, sanığın yakalama üzerine alınan savunmasında bildirdiği "Dumlupınar Mah. Harlak Meydanı no:3/1 Tire İzmir" adresinden farklı bir şekilde "... Mah. ... Sk No: 22 İç Kapı No: ... Giresun" adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 08.11.2017 günü tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yakalama üzerine alınan savunmasında bildirdiği adresinden farklı bir adrese çıkarılan ve Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi gereğince yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla; ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2016/209 Esas, 2017/287 Karar sayılı kararının usûlüne uygun kesinleşmediği, sonraki işlemlerin hukuken geçersiz olduğu ve açıklanan hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı, anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmemesi nedeniyle sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına da karar verilemeyeceği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı gözetilerek; ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2016/209 Esas, 2017/287 Karar sayılı sanık hakkında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının sanığa yasa yolu bildirimini içerecek şekilde usûlüne uygun olarak tebliği ile kararın kesinleşmesi hâlinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.