KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/21648 E., 2024/5795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2074 E., 2022/2493 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aracın kontağının tornavida ile açıldığı ve aracın bu şekilde çalıştırıldığına dair katılan beyanı dışında dosyada kesin delil bulunmadığı halde sanığın 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırıldığına,
aracın kapılarının kilitli olmaması nedeniyle de suç vasfının hatalı belirlendiğine, müvekkilinin yargılaması devam eden hırsızlık dosyalarının bu suçu işlediği yönünde kanaat oluşturmaması gerektiğine, dosya üzerinde yeterli inceleme yapılmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince 30.11.2021 tarihli duruşmada sanığa avukat atanmasına karar verildiği, 24.03.2022 tarihli duruşmada müdafii huzurunda önceki kimliği ve hakları tahtında sorularak esasa ilişkin savunmasının alındığı, iddia makamının mütalaasına karşı beyanlarının alındığı, aynı şekilde 28.04.2022 tarihli karar duruşmasında da müdafii huzurunda savunması ve mütalaaya karşı beyanları alınarak, son sözü sorularak hüküm kurulduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 216. maddesine uygun şekilde söz hakkı verilerek davanın esası hakkında sanık müdafiinin beyanının da alındığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21648, K. 2024/5795, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama