KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/2247 E., 2024/1966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1609 E., 2019/1613 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve 5271 sayılı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat etmesi gerektiğine, tanığın yalan söylediğine, keşif yapılması gerektiğine, kararların gerekçeden yoksun olduğuna, bilirkişi raporu alınması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa hırsızlık suçundan zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlandığından, bölge adliye mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-h maddesi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2247, K. 2024/1966, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama