İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/22702 Karar: 2026/2052 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/22702 K.2026/2052

2. Ceza Dairesi 2023/22702 E. , 2026/2052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/4106 E., 2022/4287 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/22702 E. , 2026/2052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/4106 E., 2022/4287 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/22702 E. , 2026/2052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/4106 E., 2022/4287 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığına, eksik araştırma sonucu hatalı karar verildiğine, somut olayda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/623 Esas, 2022/111 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/1107 Esas, 2022/1306 Karar sayılı kararı ile, dosya içerisindeki delillere göre kamera kaydındaki suç saatinin güncel olup olmadığı tespit edilerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/... sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/1107 Esas, 2022/1306 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/354 Esas, 2022/581 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmüne karşı Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, kamera kaydındaki suç saatinin güncelliği araştırılarak mahkûmiyet gerektiği gerekçesiyle duruşma açmaksızın beraat hükmünü bozmuştur. Bozma üzerine ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuş, sanık müdafii temyize başvurmuştur.

Hukuki İlke: İstinaf dairesi, CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı sayılan hâller dışında bir eksik araştırma/delil değerlendirmesi gerekçesiyle duruşma açmaksızın bozma yapamaz; bu tür aykırılıklar davanın yeniden görülmesini gerektirir. Kanuni dayanağı olmayan bozma ve buna dayanan ilk derece hükmü, YCGK'nın 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere görevsiz mahkemece verilmiş sayılarak hükümsüz kabul edilir. Karar ayrıca CMK 288, 294, 302/2 ve 304/2 maddelerine dayanmıştır.

Uygulama Sonucu: Hükmün CMK 302/2 uyarınca bozulmasına; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine tevdiine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Beraat hükmünün istinaf dairesince dosya üzerinden bozulması usule aykırı olduğundan, savunma bu usuli sakatlığı öne çıkararak lehe beraatin korunmasını talep edebilir; esas incelemeye geçildiğinde kamera kaydının güncelliği ve delil yetersizliği argümanları yeniden değerlendirilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla