KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/22995 E., 2025/23685 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2533 E. 2023/2209 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
I)Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin hukuka uygun yollarla elde edilmiş, somut delilerle ortaya konması gerektiği, temel evrensel ilkelerden en önemlisinin şüpheden sanık yararlanır ilkesi olduğu, ispat konusunda bir hususun kesin olarak aydınlatılması, aydınlatılmadığı durumlarda oluşan şüphenin ise sanık lehine yorumlanması gerektiğini ifade eden bir ilke olduğu,
kişinin üzerine atılı suçun varlığının onun suçlu bulunduğu anlamına gelmeyeceği, kişinin suçlu olduğunun mahkemece ortaya konmasına kadar masum olduğunun temel bir hukuk doktrini olduğu, suçluluğun ortaya konmasının somut, kesin, maddi delillerle mümkün olduğu, buna göre ortada bir şüphe varsa bunun yargılama makamlarınca giderilmesi, şüphenin giderilemediği durumlarda ise bunun mutlaka sanık lehine yorumlanması gerektiği, dosya kapsamında sanığın üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin somut delillerle ispatlanamadığı, diğer iki sanığın beyanları üzerine sanığa ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
diğer iki sanığın kardeş oldukları için birbirlerini suçlamayacakları, koruyacakları açıkça ortadayken diğer sanıkların beyanlarına dayanarak herhangi bir somut delile dayanılmadan sanığa işlemediği bir suçtan dolayı ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine
yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/22995, K. 2025/23685, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama