İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/23484 Karar: 2026/2281 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/23484 K.2026/2281

2. Ceza Dairesi 2023/23484 E. , 2026/2281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/838 E., 2023/1000 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üz

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/23484 E. , 2026/2281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/838 E., 2023/1000 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üz

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/23484 E. , 2026/2281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/838 E., 2023/1000 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz nedenlerinin "eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin, müşterek failliğe ve değer azlığına ilişkin hükümlerin uygulanmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, ... 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ve 2020/297 Esas, 2021/709 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.01.2022 tarihli ve 2022/126 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'ın duruşmalardan vareste tutulma talebi bulunmadığı hâlde hükmün açıklandığı, 22.10.2021 tarihli celsede duruşma tutanağına göre ceza infaz kurumunda bulunan sanık ile SEGBİS bağlantısı kurulamaması nedeniyle yokluğunda hükmün tesis edilmesi CMK'nun 289/1-e maddesinde yazılı mutlak hukuka aykırılık hali olarak kabul edilmiştir. Katılan ...'un 35... plakalı aracına aküsünün ne şekilde kilit altına alındığının kesin olarak saptanmadığı halde TCK'nun 142/2-h maddesinden karar verilmiş olması ve diğer katılan ...'un 35... plakalı aracından akünün yerinden çıkartıldıktan sonra sanıkların aracına bırakılıp, diğer katılana ait akünün sökülmeye başlandığının iddia ve kabul olunmasına göre hırsızlık suçunun ne şekilde tamamlanmış olduğu ve hangi sebeplerle teşebbüs aşamasında kalmadığının açıklanmadığı anlaşıldığından, olayın aydınlatılması bakımından 05.06.2020 tarihli tutanak başlıklı belge ile 18.04.2020 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında imzaları bulunan tutanak tanıklarından en azından birisinin CMK'nun 210. maddesi uyarınca tanık sıfatı ile hazır edilip dinlenilmemesi de CMK'nun 289/1-e maddesinde yazılı mutlak hukuka aykırılık hali olarak değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenler doğrultusunda CMK'nın 289/1-e, 280/1-b, maddelerine aykırılık nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı; Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/... sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.01.2022 tarihli ve 2022/126 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/124 Esas, 2022/735 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla