İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/23670 Karar: 2026/4393 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/23670 K.2026/4393

2. Ceza Dairesi 2023/23670 E. , 2026/4393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3105 E., 2023/1063 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/23670 E. , 2026/4393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3105 E., 2023/1063 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/23670 E. , 2026/4393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3105 E., 2023/1063 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebiine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın 13.01.2022 tarihinde eşi ile kavgalı olması nedeni ile evine gitmediği belirli süre aracında yaşadığına, aracını sitelerde ... akaryakıt istasyonuna bıraktığına, olay tarihinde alkollü olması nedeni ile detayları hatırlamadığına, ancak akaryakıt istasyonundan aracını birilerinin alıp kullanabileceğini beyan ettiği, katılan ...'nın ise hırsızlık eyleminin ... tarafından gerçekleştirildiği ve kameralar aracılığı ile tesbit edildiği yönünde beyanda bulunduğuna, ancak dosyada hırsızlık eyleminin yapıldığı ana ilişkin herhangibir kamera kaydı ve görgü tanığının bulunmadığına, sadece olay tarihindeki şüphelinin, sanığın kıyafetlerine benzer kıyafetler giydiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre; ispat konusunda bir husus aydınlatılmadığında sanık lehine sonuç çıkarılması ve karar verilmesinin gerektiğine, kararın maddi gerçeğe, usule, yasaya açıkça aykırı olduğu bozulması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine", ilişkin olduğu belirlenerekve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin tayin olunan cezanın süresi itibarîyla 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede; İlk derece Mahkemesince, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli ve 2014/365 Esas, 2014/529 Karar sayılı ilam gereği 5275 sayılı Ceza güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3-3. fıkrasının son cümlesi gereğince " 2. defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağının hükümde ayrıca belirtilmesi gerektiği " gözetilmeden buna hükmedilmemiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; İlk derece Mahkemesince, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli ve 2014/365 Esas, 2014/529 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 168/1, 62, 53, 58. maddelerinden verilen 21.06.2017'de kesinleşen 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin ilam tekerrüre esas alınarak 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6-7 .maddesi gereğince sanık hakkında 1. kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, 5275 sayılı Ceza güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanacağından ceza miktarına bakılmaksızın, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı ilam daha ağır olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince; " Hükümlerdeki tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların karar metninden çıkarılarak yerlerine “Sanık Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.12.2015 tarihinde kesinleşen, 2014/20 esas, 2014/99 karar sayılı ilamı ile “nitelikli hırsızlık” suçundan hükmedilen 3 yıl 6 ay hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğundan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, TCK'nın 58/6. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/4. maddesi gereğince mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, CMK'nın 283. maddesi gözetilerek hükümlere karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması ve aleyhe istinaf isteminin bulunmaması nedeniyle 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesinin uygulanmasında ilk derece Mahkemesi'nce tekerrüre esas alınan ve Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/06/2017 tarihinde kesinleşen, 2014/365 esas ve 2014/529 karar sayılı ilamı ile nitelikli hırsızlık suçundan hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının infazda sınırlama açısından dikkate alınmasına,” şeklinde düzeltme yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasından (eleştiri kalmak üzere) " Hükümlerdeki tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların karar metninden çıkarılarak yerlerine “Sanık Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.12.2015 tarihinde kesinleşen, 2014/20 esas, 2014/99 karar sayılı ilamı ile “nitelikli hırsızlık” suçundan hükmedilen 3 yıl 6 ay hapis cezası nedeniyle mükerrir olduğundan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, TCK'nın 58/6. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/4. maddesi gereğince mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, CMK'nın 283. maddesi gözetilerek hükümlere karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması ve aleyhe istinaf isteminin bulunmaması nedeniyle 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesinin uygulanmasında ilk derece Mahkemesi'nce tekerrüre esas alınan ve Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.06.2017 tarihinde kesinleşen, 2014/365 esas ve 2014/529 karar sayılı ilamı ile nitelikli hırsızlık suçundan hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının infazda sınırlama açısından dikkate alınmasına,” şeklindeki kısmın çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla