KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/23834 E., 2025/4183 K.
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/156 E., 2023/74 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
495 kelime·2 dk okuma
Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı,
dosya içeriğine göre, Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2016/941 Esas, 2019/1042 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/3687 Esas,
2020/1726 Karar sayılı kararı ile " ...Mağdurun olay günü 21:00 sıralarında dolmuş ile ikametine giderken dolmuşun yolcu indirmek için durduğu esnada elindeki cep telefonu ile uğraşan mağdurun yanındaki camın hızlıca açılarak SSÇ'nin suç ortağı tarafından mağdurun elindeki cep telefonunun alınıp dolmuşun arka tarafında bekleyen SSÇ'nin kullandığı motora suç ortağını alıp beraber kaçmaları şeklinde gerçekleşen olayda, SSÇ'nin Adana 3. Çocuk Mahkemesinin 2016/377 Esas sayılı dosyasında alınan savunmasında, görüntü izleme tutanağının son sayfasındaki görüntülerin olaya ilişkin olduğunu,
söz konusu motorsikletin kendisine ait olduğunu ve kendisinin kullandığını beyan etmesi de dikkate alındığında, SSÇ'nin suç ortağının hırsızlık yapacağını bilmediği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına ve dosya kapsamına uygun olmadığı, SSÇ'nin üzerine atılı elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak sureti ile hırsızlık suçunu gerçekleştirdiği dosya kapsamı itibari ile sabit olduğundan 5237 sayılı TCK'nun 142/2-b maddesi gereği mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesi" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/3687 Esas, 2020/1726 sayılı kararının ve bu karar üzerine yeniden yargılama yapan Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2020/967 Esas, 2022/1144 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,