Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/24160 E. , 2025/7090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/218 E., 2014/843 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, düşme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/24160 E. , 2025/7090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/218 E., 2014/843 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, düşme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın temyiz talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yokluğunda verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, doğrudan MERNİS ibaresi ile yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın olay günü katılanlara ait su deposundan kabloları çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 23.10.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar geçen sürede dolduğunun anlaşılmış olması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.