İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/24657 Karar: 2024/6366 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/24657 K.2024/6366

2. Ceza Dairesi 2023/24657 E. , 2024/6366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93766 sayılı kanun y

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/24657 E. , 2024/6366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93766 sayılı kanun y

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/24657 E. , 2024/6366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93766 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 22. Asliye Mahkemesince verilen kararın, inceleme dışı diğer sanık ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, adı geçen sanık yönünden hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 08/09/2021 tarihli ve 2021/1616 esas, 2021/1220 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında anılan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararına karşı itiraz yoluna başvurulması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklindeki düzenlemelerle, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23/11/2022 tarihli ve 2022/7585 esas, 2022/19582 karar sayılı ilamında yer alan " ... somut olayda, sanık Mümtaz Kamalı'nın dosyanın diğer sanığı ... ile iştirak halinde işledikleri nitelikli hırsızlık eylemi sebebiyle meydana gelen zararın sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden ... " şeklindeki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, sanık ile inceleme dışı dosyanın diğer sanığı ...'nın iştirak hâlinde işledikleri nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle meydana gelen zararın, soruşturma evresinde inceleme dışı sanık ... tarafından tamamen giderildiği, müştekinin bunu dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiği, bu nedenle Mahkemesince nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulurken etkin pişmanlık hükmü uygulanarak belirlenen cezadan 2/3 oranında indirim yapıldığı cihetle, mala zarar verme suçundan hükmolunan cezadan da 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İstanbul Anadolu 22. Asliye Mahkemesince verilen kararın, inceleme dışı diğer hükümlü ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, adı geçen hükümlü yönünden hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/1616 Esas, 2021/1220 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında anılan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararına karşı itiraz yoluna başvurulması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4 maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklindeki düzenlemelerle, 3. Somut olayda, hükümlü ile inceleme dışı dosyanın diğer hükümlüsü ...'nın iştirak hâlinde işledikleri nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle meydana gelen tüm zararın, soruşturma evresinde inceleme dışı hükümlü ... tarafından tamamen giderildiği, şikâyetçinin bunu dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiği, bu nedenle Mahkemesince nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulurken etkin pişmanlık hükmü uygulanarak belirlenen cezadan 2/3 oranında indirim yapıldığı cihetle, mala zarar verme suçundan hükmolunan cezadan da 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/342 Esas, 2021/390 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Hükümlünün mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla