Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/25107 E. , 2026/1240 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2872 E., 2023/400 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi t
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/25107 E. , 2026/1240 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2872 E., 2023/400 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "çek takibe konulduktan sonra katılan ve arkadaşlarının ofise gelerek sanıkla görüşme yaptıklarına, sanığın kendisinden araç alışverişinden doğan alacağının ödenmesini talep etmesi üzerine katılanın çalıntı çek şikâyetinde bulunduğuna, daha sonra haricen uzlaşma sağlandığından icra takibinden feragat edildiğine ve katılan tarafından da çalıntı çek iddiasından vazgeçileceği hususunda anlaştıklarına, hâl böyle iken sanığın çeki çaldığı iddiasının doğru olmadığına, katılanın borcu ödemek zorunda kaldığı için içerlediğine, çekin takibe konulmasına kadar çalıntı çek iddiasında bulunulmaması nedeniyle sanığın beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, keşidecinin de çek dolayısıyla borcu olmadığını ve çeki hatır çeki olarak verdiğini iddia ettiğine, sanığın olayda tamamen suçsuz olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Geyve Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2014/762 Esas, 2016/24 Karar sayılı ilâmının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.01.2024 tarihli ve 2022/4068 Esas, 2024/336 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilerek suç tarihinden sonra kesinleştiği ve bu hâliyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak; sanığın adlî sicil kaydında bulunan Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli 2018/283 Esas, 2018/621 Karar sayılı 15.10.2018 tarihinde kesinleşen ilâmı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesi kapsamında verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olan kısmın çıkartılarak, yerine “Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli ve 2018/283 Esas, 2018/621 Karar sayılı ve 15.10.2018 tarihinde kesinleşen ilamında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen 10 ay hapis ve 100.00 TL adli para cezası tekerrüre esas alınarak sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, sanık müdafii temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz incelemesinde tekerrüre esas alınan Geyve Asliye Ceza Mahkemesi ilamının suç tarihinden sonra kesinleştiği, buna karşılık sanığın adli sicilindeki Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin TCK 155/2 kapsamındaki mahkumiyetinin tekerrüre esas alınabileceği tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: Bir mahkumiyetin tekerrüre esas alınabilmesi için ilgili ilamın suç tarihinden önce kesinleşmiş olması gerekir; suç tarihinden sonra kesinleşen ilam tekerrüre esas alınamaz. Somut olayda tekerrüre esas ilamın yanlış belirlenmesi bir aykırılık oluşturmakla birlikte, CMK 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bir aykırılık olduğundan hükmün bozulması yerine düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Uygulama Sonucu: Hükmün düzeltilerek onanmasına (tekerrüre esas ilam değiştirilerek, temyiz isteminin esastan reddi ile). Karar oy birliğiyle verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Tekerrür uygulamasında dayanak alınan ilamın kesinleşme tarihinin, yargılamaya konu suç tarihinden önce olup olmadığı mutlaka denetlenmelidir. Yanlış ilam gösterilmişse ancak başka bir uygun ilamın bulunması halinde düzeltilerek onama yapılabileceği, aksi durumda tekerrür uygulamasının tümüyle sakat olabileceği gözetilmelidir.