Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/25256 E. , 2024/7779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103370 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Suç tarihi itibariyle 5237
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/25256 E. , 2024/7779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103370 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi kapsamında işlenen hırsızlık suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 21/10/2010 tarihinde işlediği, 24/10/2011 tarihinde ilk savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 01/11/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 24/08/2012 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01/11/2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 24/08/2012 tarihi arasında (9 ay 23 gün) dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 24/10/2011 tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 10/02/2022 tarihine kadar geçen sürede (10 yıl 3 ay 17 gün) 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesinde yer alan “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sağır ve dilsiz olan sanığa müdafii tayin edilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde, 3- Kayden 31/01/1991 doğumlu olup, suçun işlendiği 21/10/2010 tarihinde, 18-21 yaş gurubunda olduğu anlaşılan sağır ve dilsiz sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 33. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Karar duruşmasında ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceği" belirtilmeyen kararın sanığın MERNİS adresine 11.03.2022 tarihinde muhtara tebliğ edildiği ancak UYAP’tan yapılan incelemede sanığın tebligatın yapıldığı 11.03.2022 tarihinde Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumunda olduğunun anlaşılması karşısında yapılan tebligatın usûlsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.