İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/25269 Karar: 2024/6611 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/25269 K.2024/6611

2. Ceza Dairesi 2023/25269 E. , 2024/6611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98813 sayılı ka

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/25269 E. , 2024/6611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98813 sayılı ka

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/25269 E. , 2024/6611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98813 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20/02/2017 tarihli ve 2017/14676 esas, 2017/6284 karar sayılı ilâmında yer alan " ...5271 sayılı CMK’nın “Hâkimin davaya bakamaması ve reddi” başlıklı beşinci bölümündeki düzenlemelerde yer alan “Mercii” kelimesiyle yargılama faaliyetine doğrudan katılan yargı süjelerinin kastedilmesi ve adli yargı adalet komisyonu başkanlıklarının yargısal bir görevleri bulunmayıp, böyle bir faaliyete iştiraklerinin söz konusu olmaması yanı sıra görevlendirilen hâkimin başka yere atamasının yapılması nedeniyle görevinden geçici ayrılmasının söz konusu olmaması nedeniyle 2802 sayılı Kanun’un 115. maddesindeki şartların da oluşmaması nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden..BOZULMASINA.." şeklinde açıklamalar ile, 5271 sayılı Kanun’un “Hakimin çekinmesi ve inceleme mercii” başlıklı 30. maddesinde yer alan, “(1) Hâkim, yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak çekindiğinde; merci, bir başka hâkimi veya mahkemeyi davaya bakmakla görevlendirir. (2)Hâkim, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek çekindiğinde, merci çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir. Çekinmenin uygun bulunması halinde, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilir. (3)Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işler hakkında 29. madde hükmü uygulanır.” şeklinde düzenlemeler nazara alındığında, Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/03/2023 tarihli ve 2023/100 değişik iş kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebi kapsamında yeni hâkim görevlendirilmesi konusunda mahkemenin yasal bir yetkisinin bulunmadığı ve talebin Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hâkim belirlenmesi talebine yönelik karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, mahkûmiyet hükmünü veren hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gibi merci tarafından hâkim tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren Mahkemeye sunulur. Bu Mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Bu olağanüstü kanun yolunun birinci aşamasını yenileme isteminin kabule değer olup olmadığını belirlemek için yapılacak inceleme oluşturur. İstemin yerinde olup olmadığı, duruşma açılmaksızın başvurunun öngörülen biçime uyup uymadığı, dilekçe ya da tutanakta ileri sürülen nedenlerin, yenilemeyi gerektirir nitelikte olup olmadıkları, kanıtların gösterilip gösterilmedikleri hususlarıyla sınırlı olarak esas hükmü veren Mahkeme tarafından incelenir. 2. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu başvuru kabule değer görülmediği takdirde istemin reddine, tersine durumda ise ikinci aşamaya (yani yargılamanın yenilenmesine) geçilmesine karar verilmesi gerekir. 3. Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemin kabule değer olduğuna karar verilip, yeniden yapılacak olan "Yargılamanın yenilenmesi" aşamasına yani ikinci aşamaya geçildikten sonra 5271 sayılı Kanun'un 23/3. maddesi dikkate alınacaktır. 4. 5271 sayılı Kanun'un 23/3. maddesinde "Yargılamanın yenilenmesi halinde" davaya bakma yasağı getirilmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiştir. 5. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi belge üzerinden yani duruşma açılmaksızın sadece 5271 sayılı Kanun'un 301. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararların da itirazı mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hâkim tarafından da değerlendirilmektedir. 6. İstemin kabule değer görülmesi hâlinde ise 5271 sayılı Kanun'un 321/2. maddesi uyarınca Mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra 5271 sayılı Kanun'un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hâkime yaptırmaktır. Aksinin kabulü hâlinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama için de, başka bir hâkimin görevlendirilmesi gerekecek olup, bu durum uygulamada gereksiz, dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek ya da tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle mercii sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hâkimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır. 7. Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde Mahkemece diğer hâkimin görevlendirilmesi konusunda merciie dosyanın gönderilmesi, merciin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hâkime dosyanın gönderilmesi, onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi, özellikle işi yoğun olan yerlerde uzunca bir zaman alıp, tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki talebi alan Mahkemenin hâkimi Yargılamanın Yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde; dosyaya yeni bakacak olan hâkime göre talebi değerlendirilmesi daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makûl sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır. Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun'un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu Mahkemenin ne karar vereceğini açıkça belirtmiş, Mahkeme istemi kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve yeni bir hâkim görevlendirilmesi için merciie dosyayı gönderecek, aksi takdirde istemi kabule değer görmeyecek, bu karar da zaten itiraz merciince incelenecektir. Diğer taraftan 5271 sayılı Kanun sisteminde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu sistemine göre itiraz kanun yolunda bir değişiklik yapılarak itiraza tabi kararlarda hâkimin kararına dönerek itirazı kabul etme yolu da açılmış olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla