KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/25489 E., 2026/297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1057 E., 2023/1449 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın hırsızlık suçundan mahkûmiyetine dair İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 02.05.2023 tarihli ve 2023/1057 Esas, 2023/1449 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinin ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 02.05.2023 tarihli ve 2023/1057 Esas, 2023/1449 Karar sayılı kararı ile, sanığa "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması,
aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin yapılmasına rağmen, süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi vermediğinin anlaşılması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "soyut ikrarın tek başına mahkûmiyete yeterli bir delil olamayacağına, eksik inceleme ve araştırmayla varsayıma dayalı olarak karar verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, müvekkili hakkında verilen cezanın yerinde olmadığına, çalınan malın değerinin az olduğuna, suçu kabul etmemekle birlikte sanığın yardım eden sıfatıyla yargılanması gerektiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/25489, K. 2026/297, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama