İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/25656 Karar: 2026/1981 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/25656 K.2026/1981

2. Ceza Dairesi 2023/25656 E. , 2026/1981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/787 E., 2023/540 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/25656 E. , 2026/1981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/787 E., 2023/540 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/25656 E. , 2026/1981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/787 E., 2023/540 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''daha az cezayı gerektiren haller, TCK 144/2 maddesi gereğince, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla yapıldığının göz önüne alınması gerektiğine, gerekçede bu hususun neden göz ardı edildiği açıklanması gerektiğine, bu hususun göz ardı edilerek yapılan yargılamanın bu kapsamda usûl ve yasaya aykırı olduğuna, yapılan yargılamada TCK 145. maddesi gereği malın değerinin azlığına dair savunmalarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğine, müştekinin zararını gidermeye yönelik gelecek celseye kadar süre verildiğine ancak sanığın elde olmayan sebeplerle zararı karşılayamadığına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/398 Esas ve 2021/92 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/417 Esas, 2021/2136 Karar sayılı kararı ile "CMK 176/4. maddesinde iddianamenin tebliğiyle duruşma günü arasında bir hafta süre bulunması gerektiğinin düzenlendiği, buna göre cezaevinde bulunan sanığa usulüne uygun şekilde iddianamenin tebliğ edilmediği, duruşmaya katılan sanığa savunma için 1 hafta süresinin olduğunun hatırlatılmamış olması ve sanığın bu süreden feragat ettiğine dair beyanı bulunmaksızın duruşmaya devamla yazılı biçimde karar verip, savunma hakkının kısıtlanarak hukuka aykırı yöntemle sorgusunun yapılması, 289/1-i maddesinde öngörülen hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması şeklindeki hukuka kesin aykırılık halinin bulunduğundan ve kabule göre de, hırsızlık suçu yönünden gece uygulaması sonucu bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay olarak bulunması suretiyle eksik ceza tayin edildiğinden'' bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, savunma hakkına ilişkin bozma nedeninin ise hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…Bölge Adliye Mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/417 Esas, 2021/2136 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/608 Esas, 2022/106 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla