KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/25754 E., 2025/22308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1138 E., 2023/2010 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; "dosya kapsamında sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair bir delil bulunmadığına ve dosyada delil olarak sunulan kamera kaydındaki kişinin sanık olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Tüm dosya içeriğine göre; sanığın şikâyetçiye ait iş yerinden hırsızlık yaptığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanığın aşamalarda kamera görüntülerindeki kişinin kendisi olmadığını, A.B. ve A.M. isimli şahıslar olduğunu, hırsızlık yapmadığını savunarak atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi karşısında, alınan bilirkişi raporunun yeterli teknik bilgi ve incelemeyi içermediği, bu haliyle atılı suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde saptanmadığının anlaşılması karşısında;
sanığın ve iş yerinin temin edilen muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükteki fotoğrafları ile kamera görüntüleri Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına ya da Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilip, bu görüntüler üzerinde iyileştirme işlemi yapılarak sanığın bahse konu iş yerine girip girmediğine dair rapor alınmasından sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın suç tarihinde kullanımında olan telefon hatları tespit edilerek, hatların suç tarihindeki HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj baz istazsyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek, sanığın kullandığı numaralı hattın suç tarihinde suç yerinden sinyal alıp almadığının belirlenmesi suretiyle savunmasının doğruluğunun araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre de;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/307 Esas ve 2020/364 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/25754, K. 2025/22308, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama