KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/26035 E., 2024/21296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2292 E., 2023/1946 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Keşan 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2019/631 Esas, 2020/258 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2021/1757 Esas, 2022/1814 Karar sayılı kararı ile;
sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından zorunlu müdafii atanması gereği ve 5237 sayılı Kanun'un 168/1.maddesinin uygulanması gerektiği nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 11.10.2022 tarihli ve 2021/1757 Esas, 2022/1814 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Keşan 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/1020 Esas,
2022/1277 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/26035, K. 2024/21296, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama