Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/26217 E. , 2025/5963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1687 E., 2023/2468 K. SUÇLAR: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üze
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/26217 E. , 2025/5963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1687 E., 2023/2468 K. SUÇLAR: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/376 Esas, 2021/232 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/1152 Esas, 2022/1206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükümlerin; 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değişik TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, sanığın istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilmesi ve savunmasının da zorunlu müdafii ile birlikte alınması gerektiği gözetilmeden, zorunlu müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada savunmasının alınması suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine muhalefet edilmesi, ve kabul ve uygulamaya göre de; gerekçeli karar içeriğinde tekerrür hükümlerinin uygulandığı bentte; "sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunun" yerine, "sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçu" olarak yazıldığından bahisle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/1152 Esas, 2022/1206 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen, Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/290 Esas, 2023/46 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 07.07.2023 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye değişik gerekçeyle kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.