Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/26764 E. , 2023/10053 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/607 E., 2019/778 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/26764 E. , 2023/10053 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/607 E., 2019/778 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2022 tarihli ve KYB-2021/15614 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre; Sanığın katılan ... ...'in otomobilinin camına sopa ile vurmak suretiyle camlarını kırması sonucu otomobilde bulunan katılan ... ...'ın üzerine gelen cam kırıklarıyla yaralanması şeklinde gerçekleşen somut olay neticesinde, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın silahla kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilerek iki kez cezalandırılma cihetine gidildiği anlaşılmış ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun fikri içtima başlıklı 44. maddesinde yer ... "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır" şeklindeki düzenleme nazara alınarak, farklı nev'iden fikri içtima hükümleri uyarınca sanığın sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kararlar verilmesinde; 2-Kabule göre de; Sanığın sopa ile aracın camına vurması üzerine kırılan camın araç içerisinde bulunan katılanın yaralanmasına sebep olmasına ilişkin somut olayda, hareketin camın kırılmasına yönelik olmasına karşın camın kırılmasının yanında ayrıca katılanın yaralanması şeklinde de bir netice oluştuğu nazara alındığında, sanığın doğrudan kastının yalnızca mala zarar verme suçuna yönelik olduğu, yaralama suçuna yönelik ise doğrudan bir kastının bulunmadığı ancak katılan ...'un aracın içerisinde bulunduğunu bilmesine ve bu suçun unsurlarının oluşabileceğini öngörmesine karşın eylemini yine de gerçekleştirmesi karşısında, silahla kasten yarala suçunu olası kast ile işlediği ve 5237 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Dosya kapsamına göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi uyarınca, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile ... kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, sanığın bilinen en son adresinin "Gülük mah. Otel Geçidi sk. No:2 iç kapı No:102 Melikgazi/Kayseri" olduğu, bu adrese tebligat yapılmadan bilinen en son adresinden farklı olan MERNİS adresine yapılan tebligatın usûlsüz olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle denetim süresinin başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle inceleme konusu karar verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.