KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/2693 E., 2025/21042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2408 E., 2019/625 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hüküm
- İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet, İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
I. Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar Hakkında Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'in temyiz isteminin, atılı suçu işlemediği, suçun diğer sanık ... tarafından işlendiği, eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulma ve beraatine karar verilmesi, sanık ... müdafiinin sanık hakkında mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı, yeterli olmayan gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirdiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve sanıklara yüklenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı ilâmı dikkate alınarak,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca sanıkların savunmalarının zorunlu müdafii eşliğinde alınması ve kararın da müdafiler huzurunda verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2693, K. 2025/21042, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama