KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/2703 E., 2025/24595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3572 E., 2019/3415 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
I. Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanık hakkında verilmiş olan hükmün cezai yönden çok ağır nitelikli olduğuna, hangi gerekçeyle üst sınırlardan ceza tayini edildiğinin açıklanmadığına,
diğer sanıkların vermiş oldukları ifadelerde suçu işledikleri sırada yanlarında ...'ın bulunmadığını ve işlenilen suçla ...'ın bir ilgisinin olmadığını belirtmiş olmalarına karşın aksi ispat edilemeyen sanık savunmalarına itibar edilmesi gerekirken hangi gerekçeyle işlenilen suçtan müvekkilinin de suçlu olduğu kanaatine varılmış olduğunun verilen hükümden anlaşılamadığına,
isnat edilen suçu sübuta erdirecek her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı bir delil olmaksızın bu denli ağır bir hüküm verilmiş olması hukuka aykırılık teşkil ettiğine" sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan sanık hakkında mahkûmiyete hükmedilmiş olmasının hatalı olduğuna,
her ne kadar sanık dosyada sanık olarak bulunan diğer şahıslarla birlikte üzerlerine atılı suçlarla ilgili samimi beyanlarda bulunmuşsa da söz konusu beyanların ikrarmış gibi kabul edilip mahkûmiyet kararı verilmiş olmasının hatalı olduğuna ve dosyada sanığın parmak izine rastlanılmamış olup kamera kaydında tam olarak teşhis edilemediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2703, K. 2025/24595, 29 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama