KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/27181 E., 2024/11629 K.
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/319 E., 2023/362 K
- Suç
- Konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Detayı
334 kelime·2 dk okuma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma kararından önce kurulan 31.05.2016 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.09.2021 tarihli ve 2021/11673 Esas, 2021/14926 Karar sayılı ilâmıyla CMK’nın 231/5-14. maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulması karşısında, her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte,
bozma öncesindeki erteleme kararının suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, bu defa verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;