İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/27270 Karar: 2026/5476 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/27270 K.2026/5476

2. Ceza Dairesi 2023/27270 E. , 2026/5476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI:2023/340 E., 2023/371 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/27270 E. , 2026/5476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI:2023/340 E., 2023/371 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/27270 E. , 2026/5476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI:2023/340 E., 2023/371 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, "suçun sabit olduğuna ve sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/709 Esas, 2022/571 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/2283 Esas, 2022/2346 Karar sayılı kararı ile “... somut olayda yargılamaya konu olay kapsamında olmayan 13.02.2019 tarihinde Kayseri ili Kocasinan ilçesi ... mahallesinde meydana gelen mağdur ... 'ya ait evden yapılan hırsızlık suçunun araştırılması sırasında, sanıklardan ...'un ... isimli araç kiralama firmasından kiraladığı araçla eylemi gerçekleştirdiklerini değerlendiren kolluk kuvvetleri soruşturma sırasında sanık ...'un bu olaydan sonra 25.02.2019 tarihinde de ... isimli firmadan 38... plakalı aracı kiraladığını öğrenip araç takip sisteminden aracın müdahilin yazları kullandığı evinin yakınında 20 dakika beklediğini tespit etmesi üzerine mağduru kolluk görevlilerinin arayarak evinde hırsızlık olup olmadığını sormaları üzerine mağdurun 03.02.2019 tarihinde öğrendiği ancak kolluğa müracatta bulunmadığı hırsızlık suçu konusunda bilgi vermesi üzerine, tanık M. Ç'nın her iki sanığın samimi arkadaş oldukları yönündeki beyanından yola çıkarak eylemi sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri değerlendirilerek haklarında işlem yapılmış ise de sanık ...'un kiraladığı araçla araç takip sistemine göre 20 dakika bekleme yaptığı, 26.02.2019 günü Yozgat'tan Kayseri'ye dönerken önce Boğazlıyan'da olan arkadaşı A. A'yı araca alıp Felahiye ilçesine uyuşturucu almak için gittiklerini burada uyuşturucu bulamayınca Kayseri'ye gelmek üzere yola çıktıklarını mağdurun evinin olduğu ... mahallesinde uyuşturucu kullanmak için bir süre durduklarını savunduğu, sanık savunmasında adı geçen A. A'nın dinlenmediği gibi sanık ... ile sanık ...'ın olay günü aynı araç içerisinde olduklarına dair de delil olmadığı, sanık ...'un kullandığı aracın olay mahalline yakın yerde durduğuna ilişkin araç takip sistemi sinyal bilgisi dışında sanıkların hırsızlık yapılan eve girdiklerini gösterir kamera görüntüsü, tanık bilgi ve görgüsü veya parmak izi gibi delillerin bulunmadığı gibi hırsızlığa konu eşyaların da ele geçmediği bu haliyle sanıkların savunmalarının aksine üzerlerine atılı nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarını işlediklerine dair kuşku oluşturmayacak hukuka uygun kesin nitelikte deliller bulunmadığı halde sanıkların beraatleri yerine mahkemece varsayıma dayalı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verildiğinden,..” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.06.2022 tarihli ve 2022/2283 Esas, 2022/2346 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/673 Esas, 2022/839 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla