KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/27578 E., 2024/8065 K.
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
350 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü. 1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunmaması, diğer suça sürüklenen çocuğun ve sanığın müdafilerinin karar duruşmasında hazır bulunmamalarının suça sürüklenen çocuk ... bakımından savunma hakkını ihlâl niteliği taşımayıp somut olay bakımından suçun sübutunu da etkilemediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki suça sürüklenen çocuk yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1 maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken 5 yıl yerine 4 yıl 12 ay hapis cezasına, aynı Kanun'un 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken 4 yıl 2 ay yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 14 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 2. Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuk ...'e ve sanık ...'e yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,