İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/28124 Karar: 2025/12517 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/28124 K.2025/12517

2. Ceza Dairesi 2023/28124 E. , 2025/12517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/630 E., 2023/93 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itib

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/28124 E. , 2025/12517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/630 E., 2023/93 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itib

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/28124 E. , 2025/12517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/630 E., 2023/93 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafileri tarafından temyiz edilen 08.06.2016 tarihli kararda, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın erteli 11 ay 3 gün hapis cezası, aynı Kanun'un 116/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın erteli 3 ay 10 gün hapis cezası, olduğu, bozma ilâmı sonrasında yapılan kovuşturmada yeni hüküm kurulurken suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan maddeler uygulandıktan sonra sonuç ceza belirlenip, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek hükmolunan yeni cezanın 1 yıldan uzun süreli hapis cezası olması hâlinde önceki hükümde verilen 11 ay 3 gün ve 3 ay 10 gün hapis cezaları üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi; 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası olması hâlinde ise, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği, uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlanarak ve kazanılmış hak kavramına yanlış anlam verilerek, önceki hükmün yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiğinden bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezaların seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği düşüncesinin isabetli olmadığı, zira, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğu ve bu cezaya hükmedildikten sonra kazanılmış hakkın gözetildiği belirtilerek cezanın erteli 11 ay 3 gün hapis cezası üzerinden infazına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan suçundan aynı Kanun'un 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olduğu ve bu cezaya hükmedildikten sonra kazanılmış hakkın gözetildiği belirtilerek cezanın erteli 3 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesinde, yine sanık ... hakkında önceki hükümde iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen erteli hapis cezası bakımından aynı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması, uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlanamayacağı ve kazanılmış hak kavramına yanlış anlam verilemeyeceği dikkate alındığında, bozma sonrası verilen sonuç cezanın 1 yıldan uzun süreli olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (3 ve 5) no'lu bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş; etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi ile birlikte aynı maddenin 4. fıkrasının gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık ve suça sürüklenen çocuğun hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği yerin, katılanın beyanına göre, depo olarak kullanılan bir yer olduğu; Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı, keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, suça konu yerin, iş yeri gibi kullanılan yerlerden olmadığı, herhangi bir ticari faaliyetin sürdürülmediğinin, konut veya iş yerinin eklentisi niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocuğun atılı iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, 2. Bozma öncesi yapılan yargılamada hırsızlık suçundan sanık ...'nin neticeten 1 yıl 4 ay 20 gün erteli hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında bozma sonrası tayin olunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 1 yıl 4 ay 20 gün erteli hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi, 3. Gerekçeli kararın gerekçe bölümünde "Atılı suçun işlendiği saatin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uygulanmamıştır" şeklindeki anlatımla, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları bakımından gece vaktinin koşullarının oluşmadığı belirtildiği hâlde, hüküm kısmında sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 143/1 ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişkiye neden olunması ve yukarıda belirtildiği şekilde gerekçe bölümünde gece vaktine ilişkin uygulama maddesinin aynı Kanun'un 143/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 43/1. maddesi olarak belirtilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla