Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/28252 E. , 2026/6171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1374 E., 2022/3735 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafında
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/28252 E. , 2026/6171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1374 E., 2022/3735 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkilinin lehine hükümler göz ardı edilerek karar verildiğine, müvekkilinin ifadelerinden ve olayın akışından, sanığın olaydan dolayı duyduğu pişmanlığın anlaşılmakta olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine"; sanık ...'ın temyiz isteminin, "lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2017/750 Esas, 2018/357 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2020/84 Esas, 2020/300 Karar sayılı kararı ile "UYAP kayıt bilgilerine göre hükmün verildiği 29.03.2018 tarihinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ve duruşmalardan vareste tutulmayı talep etmedikleri anlaşılan sanıklar ... ve ...'in karar duruşmasında hazır edilmeksizin ya da SEGBİS aracılığı ile savunmaları alınmadan yokluklarında yargılamaya devamla mahkumiyetlerine karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-e maddesinin ihlal edildiği; Kabule ve uygulamaya göre de; Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2017 tarihli iddanamesi ile sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 39/2-a maddelerinin uygulanmasının talep edildiği halde İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 39/2-a maddesinin uygulanmama, aynı Yasa'nın 37/1 maddesi delaleti ile 142/2-d, 143 maddelerinin uygulanma ihtimalinden 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlandığı; Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrüre esas birden çok ilamın bulunması durumunda en ağırının seçilerek tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden infazda karışıklığa neden olacak şekilde birden fazla ilamın birlikte tekerrüre esas alındığı"ndan bahisle sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2020/84 Esas, 2020/300 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Sorgun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/249 Esas, 2022/128 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.