Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/29127 E. , 2026/4381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/275 E., 2023/216 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/29127 E. , 2026/4381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/275 E., 2023/216 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin " sanığın hangi saik ile hareket ettiğinin sanık tarafından açıklandığına, sanığın suç işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, buna rağmen cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna sanığın beraatine aksi kanaat lehe hükümlerin tatbikine karar verilmesi gerektiğine," sanığın temyiz isteminin, ''hırsızlık suçundan hapis cezası aldığına, istinaf başvurusunun reddedildiğine, dosyada hiç bir suçunun olmadığına, kanıt ve delil bulunmadığına'' ilişkin olduğu belirlenerek, yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/621 Esas, 2019/1605 Karar sayılı kararıyla hırsızlık, suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2019/31 92... /1419 Karar sayılı kararıyla; “1)Atılı suçlamayı kabul etmeyen sanıkların, suç yeri ve civarında bulunup bulunmadıklarının tespiti için, kullandıkları cep telefonlarının suç yeri ve tarihi itibariyle sinyal tespitleri yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, 2)Kamera görüntülerinden elde edilen şahıslara ait fotoğrafların sanıklar olup olmadığı hususunun kesin olarak tespiti için; teşhise elverişli önden, profilden ve boydan çekilmiş fotoğrafları temin edilerek dosya içinde mevcut olay anını gösterir kamera görüntülerinin Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Daire Başkanlığı'na gönderilip olay anı görüntülerinin netleştirmesi sağlandıktan sonra kaydı bulunan şahısların sanıklar olup olmadığının tespiti yaptırılıp, sonucuna göre hukukî durumlarının takdir ve tayini gerekirken bu yönden araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3)Adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas ilamları bulunan sanıklar hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmamış olmasının hukuka aykırı görüldüğü” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılıkların giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2019/31 92... /1419 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01.12.2021 tarihli ve 2021/1161 Esas, 2021/1901 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.