Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/29514 E. , 2025/15903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/600 E., 2023/588 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/29514 E. , 2025/15903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/600 E., 2023/588 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında, İlk Derece Mahkemesince iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan 15.10.2021 tarihli mahkûmiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 30.12.2021 tarihli esastan reddi kararına ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesi üzerine, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/3639 Esas, 2022/11890 Karar sayılı ilâmıyla temyiz isteminin reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla; buna rağmen Mahkemenin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurduğu 03.10.2023 tarihli mahkûmiyet hükmünün hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan hükmün temyiz incelemesine konu edilmesi mümkün olmadığından, Tebliğname'ye uygun olarak dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuğun zararı gidermeye hazır olduğunu dile getirdiğine, yaşının küçüklüğü ve pişmanlığı, samimi beyanları, zararı gidermek isteyişi göz ardı edilerek üst hadden ceza verilerek indirim uygulanmamasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna, tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında her tür şüpheden uzak somut delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine, eğer ceza verilecekse lehe olan tüm hususların uygulanması gerektiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.