KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/29745 E., 2025/7299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1376 E. 2023/1726 K.
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi hâlinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi hâlinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usûlünce bildirimde bulunulup,
makûl bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi hâlinde ise dava açılması gerekmektedir.
Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması hâlinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adlî sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Somut olayda; sanığın sayaçtan evvel filtrenin ucuna hortum takarak su kullandığının ve soruşturma aşamasında yukarıdaki şartlar yerine getirilmemesine rağmen sanığın kovuşturma aşamasında kurum zararını giderdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 168/5 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/29745, K. 2025/7299, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama