KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3040 E., 2024/3790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1347 E., 2020/382 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143, 62, 53, 58. maddeleri gereğince sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinin kararından TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılıp sanığın TCK’nın 142/2-h, 62, 53, 58. maddelerinden 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin “suç işleme kastı bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine, beraat etmesi gerektiğine” ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143 maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilmekle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3040, K. 2024/3790, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama