KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3137 E., 2024/4196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2357 E., 2019/2671 K.
- Şikâyetçiler
- ..., ...
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
I.Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İncelemesi
Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II.Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına, delillerin sanık lehine yorumlanmadığına, sanığın zararı gidermek istediğine, mağdurların şikâyetçi olmadığına, cezanın yüksek tayin edildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 289/1-e maddesinde, Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılmasının “hukuka kesin aykırılık halleri” arasında düzenlendiği, sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle de 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması,
savunmasının müdafii huzurunda alınması ve yine müdafiin hazır olduğu duruşmada karar verilmesinin gerektiği, incelenen dosyada, sanığın müdafisiz savunması alındıktan sonra bir müdafi tayin edildiği ancak bundan sonra iddianame okunmak ve hakları da hatırlatılmak suretiyle sanığın müdafii huzurunda yeniden savunmasının alınmasının gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmakla; belirtilen şekilde yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3137, K. 2024/4196, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama