KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3205 E., 2024/3475 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1024 E., 2020/143 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin çalınan eşyalar üzerinde sanığa ait herhangi bir parmak izine rastlanmadığına, çalıntı malzemelerin diğer sanık ...'ın ikametinde ele geçirildiğine, diğer sanık ...'ın yargılamanın hiçbir aşamasında suça konu eylemi sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiğine dair beyanda bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak,
kesin ve inandırıcı delillerin bulunmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik -ancak aynı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrası ve birinci fıkrasının (h) bendindeki düzenlemeler ile hukuka kesin aykırılık hallerinin var sayıldığı durumlarda temyiz dilekçesi veya beyanında bu husus gösterilmiş olmasa dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas,
2020/197 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi hiçbir temyiz nedeni içermediği tespit edilen bir temyiz başvurusu bakımından 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde yer alan hukuka kesin aykırılık hallerinin kendiliğinden gözetilemeyeceği, ancak bir temyiz nedeninin varlığı hâlinde mutlak hukuka aykırılık hâlleri kapsamında temyiz incelemesi yapılabileceğinden hukuka kesin aykırılık sebebiyle hükmün bozulacağı hususu da nazara alınarak- yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafi huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3205, K. 2024/3475, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama