İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/3283 Karar: 2025/14484 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3283 K.2025/14484

2. Ceza Dairesi 2023/3283 E. , 2025/14484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/3283 E. , 2025/14484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/3283 E. , 2025/14484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; suça konu hoparlörün zilyedin rızası dahilinde alındığına, şikâyetçinin de kabulü ile aracın kapıları açık olduğundan eylemin 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesine uyduğuna, aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yerinde olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; suça konu hoparlörün zilyedin rızası dahilinde alındığına, suça konu hoparlörün çok düşük fiyata her yerden temin edilebilen ürünler olduğuna, sanığın suça konu eşyanın alınması hususunda bir iştirakinin olduğunu gösteren delil olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yerinde olmadığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hükmedilen cezanın miktarı itibari ile sanık ... müdafiinin duruşma talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.17.12.2017 tarihli, saat 04.20' de düzenlenen görgü ve tespit tutanağında "sağ arka kapının sert bir cisimle açıldığı" belirtilmesine rağmen, 17.12.2017 tarihli ve saat 04:49 da düzenlenen olay yeri inceleme raporunda "oto kapılarında ve camlarında zorlama olmadığı" ifadelerinin yer alması, sanık ...'ın savunmalarında araç kapısının açık olduğunu belirttiği, şikâyetçinin oğlu olan tanık ...'in de beyanlarında aracın kapılarının açık olduğunu ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; aracın kilitli olduğuna dair sanıklar lehine bir şüphe oluşması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Kanunu'nun 141/1. maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Suça konu hoparlörün değerine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir değer tespit tutanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında; çalınan hoparlörün suç tarihindeki değeri araştırılıp tespit edilerek, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde yazılı olan “Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar” göz önünde bulundurularak lehe kanun talebi olan sanıklar hakkında takdiri indirime ilişkin aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden “sanıklar lehine, cezayı hafifletecek takdiri indirim nedenleri bulunmadığından uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a sirayetine, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla