KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3288 E., 2025/9756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/671 E., 2020/556 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hüküm
- Düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının ihlâli Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları" temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, zarar giderme isteğinin kabul edilmediğine, bu hususun lehine düşünülmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek, yapılan incelemede;
1-Dosya arasında yer alan tutanağa göre, sanığın olay yerine giriş saatinin 03.34; bisikleti bulunduğu yerden alıp otoparktan çıktığı saatin ise 03.48 olduğu, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde gündüz vaktinin saat 03.38'de başladığı, sanığın olay yerinden ayrıldığı saatte gündüz vakti başlamış ise de, binaya girişinin gece zaman diliminde kaldığı, bu nedenle eylemin gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması, sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınması ve zorunlu müdafiin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3288, K. 2025/9756, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama