KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3850 E., 2023/6832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/3344 E., 2020/1681 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ceza Genel Kurulunun 2020/358 Esas, 2021/462 Karar sayılı ve 12.10.2021 tarihli ilâmında da “Görüldüğü üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 4. ve anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (6). fıkralarında muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin ... düzenlemeler yer almaktadır.
Bu düzenlemelere göre, "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır.” şeklinde belirtildiği üzere kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği tarihin evrakın otomatik olarak okundu sayıldığı 11.10.2020 tarihi olduğu ve bu cihetle sanık müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın suça konu iki kutu kartuşu genel merkeze götürmek üzere iş yerinden çıkarttığını, ancak iş yerinde birlikte çalıştığı ..., ... ve ... isimli arkadaşlarının kahve içme teklifinde bulunmaları nedeniyle, kolilerin kaybolmaması için ... aracına koyduğunu savunması karşısında, adı geçen şahıslar dinlenerek olay tarihinde sanığa böyle bir teklifte bulunup bulunmadıklarının, sanığın kolileri götürdüğünü söylediği genel merkezin sanığın çalışmakta olduğu ofise olan mesafesi ve her zamanki gidiş yolu araştırılarak, sanığın daha önceden de kargo ile gelen fazla kartuşu merkeze iade ... etmediği, böyle bir uygulamanın bulunup bulunmadığı genel merkezden sorularak savunmasının doğru olup olamayacağı hususu açıklığa kavuşturulmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2.Sanığın, katılana ait iş yerinde görsel tasarım ve afişleme personeli olarak çalışmakta olduğu, katılan tarafından, HP cihazlarına ait kartuş siparişlerinin mağaza görsel tasarım elemanı tarafından depodan talep edilmesi, gelen kartuşların mal kabul elemanı tarafından teslim alınmasını müteakip görsel tasarım elemanına teslim edildiğinin belirtilmesi ve kartuş sipariş formlarında sanığın imzasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın görev tanımı araştırılıp netliğe kavuşturulduktan sonra,
sürecin katılanın belirttiği şekilde gerçekleştiğinin tespit edilmesi halinde, sanığın görevi gereği kendisine tevdi ve teslim edilmiş olan eşyayı, iş yerinden çıkartarak kendi ... aracına koyması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımlanan güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. 10.12.2018 tarihinde iki kutu kartuşun sanığın ... aracında ele geçirilmesinden sonra, katılan tarafından kamera kayıtlarının tetkiki neticesinde sanığın 20.11.2018 ve 04.12.2018 tarihlerinde de iş yerinden dışarıya koli çıkardığı kamera kayıtlarına yansımış ise de, bu kolilerde kartuş olup olmadığının tereddüte yol açmayacak şekilde belirlenemediği de nazara alındığında, sanığın atılı suçu farklı zamanlarda birden fazla defa işlediğine dair yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile uygulama yapılması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3850, K. 2023/6832, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama