KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/4150 E., 2025/11562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1681 E., 2020/751 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın polis memurlarından asker kaçağı olduğu için kaçtığına, tutanak mümzi olan iki polis memurundan yalnızca bir tanesinin dinlenilmiş olduğuna, ilk derece mahkemesinde 04.10.2018 tarihli duruşmada, bir sonraki duruşma 04.12.2018 tarihine bırakıldıktan sonra sanığın mahkemeden ayrıldığına ve sonrasında yeniden duruşma açılarak karar verilerek sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine, polis tutanağı ile tutanak mümzi tanığın mahkemede vermiş olduğu beyan arasında çelişki bulunduğuna,
kamera kaydına ilişkin bilirkişi raporunda sanığın kesin olarak teşhis edilemediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği, sanık vekaletname vererek kendisine vekil tayin etmiş ise de, müdafiinin huzurunda iddianame ve ekleri okunarak,
tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak esas hakkında savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık suçu bakımından sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/4150, K. 2025/11562, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama