Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/6838 E. , 2025/16510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3712 E., 2020/882 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2018/3712 Esas, 20
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/6838 E. , 2025/16510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3712 E., 2020/882 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2018/3712 Esas, 2020/882 Karar sayılı hırsızlık suçundan verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bendlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2017 tarihli ve 2017/839 Esas, 2017/851 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarihli ve 2017/1631 Esas, 2017/1568 Karar sayılı kararı ile "..1- 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde yer alan suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve failin güttüğü amaç ve saik ölçütleri esas alınarak, aynı Kanun’un 3. maddesindeki "eylemin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi" ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılıp takdir hakkının kullanılması suretiyle bir belirleme yapılması gerekirken, temel cezanın belirlenmesi sırasında suçun işleniş biçimi ve özellikleri yanında TCK'nın 61. maddesinde yer almayan ve yasal olmayan “adli sicil kaydındaki aynı suçlara ilişkin ilamlara göre sanığın suç işlemeyi alışkanlık haline getirdiği verilen cezaların caydırıcılıktan çok uzak olduğunu gösterdiği, bu nedenle ceza tayininde alt sınırdan ayrılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği” neden gösterilmek suretiyle adalet, eşitlik ve hakkaniyet ölçülerine aykırı biçimde ve yasal olmayan gerekçe ile temel cezanın alt sınırın çok üzerinde belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/2 maddesi gereğince bunlardan en ağır cezayı içeren Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/452-2015/128 sayılı ilamın yanında, birden fazla hükümlülük kaydı ve daha az ceza içeren Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/210-499 sayılı ilamın da mükerrirliğe esas alındığının belirtilmesi, " nedenleriyle bozulmasına karar verilerek dosya Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesinde yer alan kesin hukuka aykırılık hâllerinin veya aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde sayılan sebeplerin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına karar verilebileceği, aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre diğer hâllerde, gerekli tedbirler alındıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak hükmün esasına etki edecek hususlardan tarafların beyanı da alınmak suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek, istinaf incelemesi yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarihli ve 2017/1631 Esas, 2017/1568 Karar sayılı kararının, bu karar üzerine verilen Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2017/1725 Esas, 2018/739 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiş olup; tüm bu açıklamalar ışığında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, anılan sebeplere yönelik bozma kararı verilemeyeceği, dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince, davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.