KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/6861 E., 2025/12067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/545 E., 2021/232 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/545 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/545 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla;
Sanık ... müdafiine gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının dosya içinde bulunmadığı ancak müdafiin 15.02.2021 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde, sanığa yeniden karar tebliği gerekmediği belirtilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere, 7201 sayılı Kanun'un 11. maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/2. maddesi gereğince sanığın ve müdafiin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmesinin gerektiği,
Yine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 293/2. maddesinde yer alan "Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet Savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin Bölge Adliye Mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir." şeklindeki düzenleme karşısında;
hüküm yokluğunda verilen sanığa ve müdafiine Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının aynı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtaratı ile tebliğ edilmesi zorunluluğuna da uyulmaması nedeniyle gerekçeli kararın sanığa ve müdafiine usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması hâlinde cezaevinde okunup anlatılarak bizzat tebliği, aksi hâlde sanığın son bilinen adresine MERNİS şerhi yazılmaksızın kararın tebliği,
bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine MERNİS şerhli olarak tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi/etmeleri durumunda temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunulmaması hâlinde ise mevcut hâliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmek kaydıyla, dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
2-.....
Noterliğinin 20.10.2017 tarihli ..... yevmiye numaralı vekâletnamesi ile sanık ...'in Av. ... ...'ı vekil tayin ettiği, İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2017 tarihli oturumunda sanıklar müdafii olarak Av. ... ...'ın gösterildiği ve adı geçen avukatın sanıklar yönünden savunmada bulunduğu halde, hükmün esasını oluşturan kısa kararın verildiği 05.07.2018 tarihli oturumda adı geçen avukatın sanık ... yönünden savunmada bulunarak yine sanık ... yönünden istinafta bulunduğunun anlaşılması karşısında öncelikle sanık ile Av. ... ... arasında vekâlet ilişkisinin olup olmadığı araştırılıp, geçerli bir vekâletnamenin olması hâlinde,
vekâletnamenin aslı veya onaylı bir örneği dosya içerisine eklenerek, sanık ile sanık müdafiinin aynı duruşmada bulunarak sanık hakkında savunmada bulunmasına rağmen son celsede savunmada bulunmadığı nazara alınarak adı geçen avukattan sanık ...'i temsil edip etmediği yönünde beyanının alınarak dosya içerisine eklenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
3-Katılan sıfatını alabilecek şekilde zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçi ...'in, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, şikâyetçiye kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, bu nedenle şikâyetçinin sanık hakkında açılan davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/6861, K. 2025/12067, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama