KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/7167 E., 2025/16027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/274 E., 2021/632 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suça konu eşyaları köpeklerini gezdirirken şans eseri bulduğuna, sanığın beyanının aksini ispatlayacak herhangi bir delilin bulunmadığına, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabitt olduğuna, delillerin takdirinde sanık aleyhine biçimde yanılgıya düşüldüğüne, sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, şüpheye dayalı mahkûmiyet kurulamayacağına,
şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın lehine hareket edilmesi gerektiğine, bu nedenle sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykır olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. Hükmün gerekçesinde, sanığın katılanlara ve şikâyetçilere yönelik hırsızlık suçunu gece vakti işlediğinin kabul edilmesine karşın, hüküm fıkrasında atılı suçun gece vakti işlendiği yönünde kesin kanaat elde edinilemediğinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hüküm fıkrası ile hükmün gerekçesi arasında çelişki yaratılması,
2. Sanığın şikâyetçilere ve katılanlara ait bağ evlerine girerek hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eyleminde; beş ayrı hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir hırsızlık suçundan cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi gereğince belirlenen 8 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken 10 yıl hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 12 yıl hapis cezasına, devamında aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 8 yıl 4 ay hapis cezası yerine, 10 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/7167, K. 2025/16027, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama