KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/9363 E., 2024/11355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/203 E., 2022/274 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; temyiz süresinin suça sürüklenen çocuk müdafilerine gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun
anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin 04.07.2022 tarihli temyiz isteminin, süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca ve yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Dosya kapsamında suça sürüklenen çocukların bisikleti çaldığı bina ile yakalandıkları yer arasındaki mesafeye ilişkin herhangi bir görgü tespit tutanağının da bulunmaması nedeniyle şikâyetçinin ve gerektiğinde tutanak mümzi polis memurlarının tanık sıfatıyla dinlenilerek, suça sürüklenen çocukların bisikleti çaldığı bina önündeki kaldırım ile yakalandığı yer arasındaki mesafenin ne kadar olduğu sorularak eylemin tamamlanıp tamamlanmadığının değerlendirilerek sonucuna göre, suça sürüklenen çocuklar hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
II-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
III-Yargılamanın "Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla" yapılmış olması ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun gereği duruşmalara katılmamasına rağmen gerekçeli karar başlığında sehven Cumhuriyet savcısının adının yazılması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/9363, K. 2024/11355, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama