KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/998 E., 2024/3887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2585 E., 2021/1970 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; eksik soruşturma neticesinde geçilen kovuşturma aşamasında yerel mahkemece sadece müşteki beyanı esas alınarak müvekkilinin cezalandırılmasına karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, müvekkilinin gerçekten suçlu olması hâlinde, müştekinin kendisini suçladığını bile bile sanığın sonradan onun çağırmasıyla eve gitmeyeceğine,
ziynet eşyaları çalınan bir kişinin uğradığı maddi zararın tazmini için hiç bir hukuki yola başvurmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa hırsızlık suçundan zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/998, K. 2024/3887, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama