İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/1040 Karar: 2024/11502 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/1040 K.2024/11502

2. Ceza Dairesi 2024/1040 E. , 2024/11502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/85 E., 2023/114 K. SUÇ : Hırsızlık BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/1040 E. , 2024/11502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/85 E., 2023/114 K. SUÇ : Hırsızlık BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/1040 E. , 2024/11502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/85 E., 2023/114 K. SUÇ : Hırsızlık BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136835 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/05/2019 tarihli ve 2018/575 esas, 2019/ 9425 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Suç tarihinin 20-21/06/2011 günü gecesi olduğunun ve suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 21/06/1993 olduğunun anlaşılması karşısında; doğum saati bilinmeyen ve bu durum lehine yorumlandığında, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının hükmün açıklanması ihbarı üzerine yapılan yargılaması sırasında ''çocuk mahkemesi sıfatıyla'' görülmesi gerektiği gözetilmeden... yazılı şekilde karar verilmesi, ...BOZULMASINA..." ile, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/02/2022 tarihli ve 2020/15268 esas, 2022/2085 karar sayılı ilâmında yer alan, "10.11.2016 tarihinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia edilen 10.11.1998 doğumlu sanığın, doğum tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilmesi, sanığın doğduğu saatin belirlenmesi hâlinde suç tarihi ve saati itibarıyla 18 yaşını doldurup doldurmadığının tespit edilmesi, sanığın doğduğu saatin saptanamaması hâlinde ise bu durum sanığın lehine değerlendirilip sanığın suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğu kabul edilerek hakkında çocuklar hakkındaki usul hükümlerinin ve TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulması, ... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre; 1- Kayden 20/01/2005 doğumlu olan sanığın 20/01/2023 tarihli kolluk ifadesinde 20/01/2023 tarihinde, saat 02:00 sıralarında üzerine atılı suçu işlediğini ikrar ettiği, dosyada mevcut 2007/808 sayılı mernis doğum formu uyarınca doğum saatinin beyan üzerine 11:30 olarak kaydedildiği, bu nedenle sanığın suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğu gözetilerek, sanık hakkındaki kamu davasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesi uyarınca, Çocuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Çocuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2- Yukarıda izah edildiği üzere suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olduğunun kabulü gereken ve 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim uygulanmamasında, 3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 esas, 2018/554 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan sanığın işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 4- 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. İzmir 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde İzmir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tefhimin usûlsüz olduğu tespit edilmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın istinaf yasa yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla