İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/10446 Karar: 2025/5839 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/10446 K.2025/5839

2. Ceza Dairesi 2024/10446 E. , 2025/5839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3915 E., 2024/1348 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suça sürüklenen çocuk hakkında ilk derece mahkemesince konut dokunulmazlığının

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/10446 E. , 2025/5839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3915 E., 2024/1348 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suça sürüklenen çocuk hakkında ilk derece mahkemesince konut dokunulmazlığının

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/10446 E. , 2025/5839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3915 E., 2024/1348 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suça sürüklenen çocuk hakkında ilk derece mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yaptığı temyiz isteminin reddine dair verilen, 22.05.2024 tarihli ek kararın tebliğ edildiği ancak ek karara karşı temyiz talebinde bulunulmamış olduğu anlaşıldığından, temyizin kapsamının suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Edirne Çocuk Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/245 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143 ve 31/3. maddeleri uyarınca verilen 6 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli, 2022/3855 Esas ve 2023/1425 Karar sayılı kararı ile hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınması, keşif yapılması ve suçun gece vakti işlendiğine ilişkin delillerin ortaya konarak açıklığa kavuşturulmadan eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verildiğinden bahisle bozma kararı verildiği, ancak verilen bozma kararındaki bozma nedenlerinin 5271 sayılı Kanunun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesi üzerine ilk derece mahkemesinde suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 31/3. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, delilleri kabul etmedikleri, teşhisin usûle aykırı olduğu, görüntülerin hükme esas olamayacağı, suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğine dair şüphe olduğu ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Edirne Çocuk Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/245 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli, 2022/3855 Esas ve 2023/1425 Karar sayılı kararında; "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınması, keşif yapılması ve suçun gece vakti işlendiğine ilişkin delillerin ortaya konarak açıklığa kavuşturulmadan eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verildiğinden bahisle" bozma kararı verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddelerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli, 2022/3855 Esas ve 2023/1425 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Edirne Çocuk Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2023/149 Esas, 2023/231 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla