Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/10962 E. , 2024/16531 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/495 E., 2021/27 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/10962 E. , 2024/16531 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/495 E., 2021/27 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66899 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre sanık hakkında uzlaştırmanın gerçekleşmediğinden bahisle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindeki, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, '' Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.'' şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." şeklindeki, Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki, Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, "uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki, Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki, Aynı Kanun'un 21/1-2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, uzlaştırmacı tarafından sanığa telefon ile ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosu tarafından sanığın en son adresine gönderilen ve uzlaştırma teklifini içeren tebligatın bila tebliğ iade edildiğinden bahisle uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor düzenlenmiş ise de; katılanın uzlaştırma teklifini kabul ettiği de dikkate alındığında, öncelikle sanığın 17/02/2016 tarihinde mahkeme huzurunda beyan etmiş olduğu bilinen son adresi olan "Turgut Mah. Abidin Aral Sk. No:41 İzmit/Kocaeli " şeklindeki adresine kendisine uzlaştırma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağını içeren ihtarlı tebligat yapılması gerektiği, bu tebligatın bila tebliğ dönmesi durumunda mernis adresi bulunup bulunmadığı sorularak mernis şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık adına başkaca bir adrese gönderilen tebligatın bila tebliğ iade gelmesi üzerine uzlaşma sağlanamadığı şeklinde düzenlenen raporun usulünce tanzim edilmediği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 16/09/2020 tarihli bozma ilamından sonra duruşma gününü içeren davetiyenin sanığın 17/02/2016 tarihinde mahkeme huzurunda beyan etmiş olduğu bilinen son adresi olan "Turgut Mah. Abidin Aral Sk. No:41 İzmit/Kocaeli " şeklindeki adresine tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, farklı adrese gönderilen tebligatın bila tebliğ iade gelmesi üzerine sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Dosya kapsamına göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi uyarınca, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, sanığın bilinen en son adresi ile MERNİS adresinin aynı olduğu, bu adrese 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre çıkartılan tebligatın bila gelmesi üzerine MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılması gerekirken hapis cezası nedeniyle kısıtlanan sanığın vasisine yapılan tebligatın usûlsüz olduğu tespit edilmiştir. 3. Ayrıca sanık tarafından inceleme konusu karara yönelik 19.10.2023 tarihli dilekçesiyle eski hâle iade talebinde bulunulduğu, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre dosyanın temyiz yoluyla Yargıtayca incelenmesi gerektiğinden inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.