Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11222 E. , 2024/18898 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/2 E. 2024/240 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. madd
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11222 E. , 2024/18898 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/2 E. 2024/240 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I)20.11.2012 tarihli suça ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde: Sanık hakkında 20.11.2012 tarihli tutanağa ilişkin olarak 12.05.2014 tarihinde iddianame düzenlendiği, birleşen dosyada ise (her ne kadar suç tarihi 05.12.2016 olarak görünse de) 23.10.2015 ve 27.10.2015 tarihli tutanaklara ilişkin olarak 02.10.2018 tarihinde iddianame düzenlendiği, buna göre 12.05.2014 tarihli iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesinti gerçekleştiğinden zincirleme suçtan bahsedilemeyeceği, iki ayrı suç mevcut olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 43. madde hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın perakende satış sözleşmesi olmadan kaçak elektrik kullanmak şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 163/3. maddesinde tanımlanan karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, sanığın sorgusunun da yapıldığı 04.11.2014 tarihi ile 25.04.2024 tarihli mahkûmiyet hükmü arasında gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II) 23.10.2015 ve 27.10.2015 tarihli tutanaklara ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde: 23.10.2015 ve 27.10.2015 tarihli tutanaklara ilişkin olarak sanığın işlettiği kum ocağında abone olmaksızın elektrik kullandığının tespit edildiği ve sanığa abonelik işlemleri için süre verildiğinin tutanak altına alındığı, her ne kadar tutanaklarda sayaç olduğu belirlenmişse de, 23.10.2015 tarihli tutanakta sayacın kırık olduğu ve değiştirildiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın kullanım miktarının belirlenmesini engelleme ve dolayısıyla kaçak kullanım eyleminin sabit olduğu, ancak soruşturma ve kovuşturma aşamasında belirlenen zarar miktarının sanığa usule uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanığa "belirlenen tutarı verilecek makul sürede ödemesi halinde hakkında TCK'nın 168. maddesi gereği düşme kararı verileceği, aksi takdirde mevcut haliyle dosyanın karara bağlanacağı" şeklinde ihtarat yapılmadan eksik kovuşturmayla hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.