İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11421 Karar: 2025/11245 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11421 K.2025/11245

2. Ceza Dairesi 2024/11421 E. , 2025/11245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/718 E., 2015/225 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 28.05.2024 tarihli dilekçes

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11421 E. , 2025/11245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/718 E., 2015/225 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 28.05.2024 tarihli dilekçes

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11421 E. , 2025/11245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/718 E., 2015/225 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 28.05.2024 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bunun da bulunmaması halinde, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin de olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği; somut olayda sanığın yokluğunda verilen kararın, savunması sırasında bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak tebliğ edilmeden iade olunduğu, ardından aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmış ise de, sanığın bu adresine önceden yapılmış usûlüne uygun bir tebligat olmadığı için gerekçeli karar tebliği işleminin geçersiz olması karşısında; eski hale getirme talebinin kabulüyle sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin de süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 22.05.2015 tarihli mahkûmiyet tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kurulmuş, kesinleşme sonrası sunduğu dilekçeyle eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay önce tebligatın geçersizliği nedeniyle eski hale getirme talebini kabul edip esasa girmiştir.

Hukuki İlke: Bilinen adrese tebligat iade edilmişse, aynı adrese 35. maddeye göre tebligat ancak önceden usulüne uygun bir tebligat yapılmış olması şartıyla geçerlidir; ayrıca alt sınırı beş yıldan fazla cezayı gerektiren hırsızlıkta sanığa zorunlu müdafi atanıp savunmasının onun eşliğinde alınması gerekir.

Uygulama Sonucu: Her iki hükmün de bozulması; mala zarar verme yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme, hırsızlık yönünden zorunlu müdafi bulundurulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Cezasının alt sınırı beş yılı aşan hırsızlık gibi suçlarda zorunlu müdafi olmadan alınan savunma mutlak bozma nedenidir; ayrıca geçersiz tebligata rağmen öğrenme üzerine eski hale getirme talebiyle kapanmış temyiz yolu yeniden açılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla